Biyometrik İmzanın Türk Hukuku’ndaki Geçerliliği ve Yazılı Şekil Şartı Bulunan İşlemlerde Kullanımı Hakkında
Yazar
Eyüboğlu & Büyükatak
Yayın Tarihi
20 Temmuz 2026
Biyometrik İmzanın Türk Hukuku’ndaki Geçerliliği ve Yazılı Şekil Şartı Bulunan İşlemlerde Kullanımı Hakkında
Elektronik imzanın bir alt başlığını oluşturan biyometrik imza; imza sahiplerinin belirli biyometrik verilerini kullanarak imzalarını özel bir tablet/ped üzerinde oluşturmaları ve genellikle bu verilerin imzalanan belgeye çözülemez biçimde bağlanması suretiyle elde edilen elektronik imza türüdür.
Biyometrik imza, kişinin kendisine özgü biyometrik özelliklerini içermesi ve imzanın oluşturulması sırasında uygulanan basınç miktarı, yazma açısı, kalemin hızı ve ivmesi, harflerin oluşumu, imzanın yönü gibi kişiye özgü dinamik özellikleri taşıması nedeniyle yüksek güvenlik sağlamaya elverişli olmakla birlikte; biyometrik imzanın karmaşık yapısı, hukuki niteliği ve ispat gücü bakımından çeşitli tartışmalara neden olmaktadır.
Türk hukuku kapsamında özellikle şekil şartına tabi işlemlerde biyometrik imzanın ıslak imza yerine kullanılıp kullanılamayacağı hususu, biyometrik imzanın hukuki geçerliliği ve ispat kuvveti bakımından temel tartışma noktalarından birini oluşturmaktadır.
Aşağıda, bireyin kendisine ait ve değiştirilmesi veya unutulması mümkün olmayan özellikleri taşıyan biyometrik imzanın niteliği, Türk Hukuku’ndaki yeri ve geçerliliğine ilişkin başlıca soru ve cevaplar dikkatinize sunulmaktadır.
A. Biyometrik İmzanın Niteliği ve Kullanım Alanları
SoruCevapAçıklamaIslak imza ile karşılaştırıldığında biyometrik imzanın elde edilmesi için özel bir hazırlığa ihtiyaç duyulur mu?HayırTablet, cep telefonu veya bilgisayar gibi cihazlara “elle atılan” biyometrik imza; imza esnasında uygulanan basınç miktarı, yazma açısı, kalemin hızı ve ivmesi, harflerin oluşumu, imzanın yönü ve benzeri kişinin sahip olduğu benzersiz dinamik özelliklerin belirlenmesiyle zahmetsiz bir şekilde elde edilmektedir.Teknolojinin gelişmesi belgelerin elektronik olarak imzalanmasının yaygınlaşmasında etkin bir rol oynamakta mıdır?EvetTeknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yenilikler ve dijitalleşen ticari hayatın günlük yaşamı hızlı şekilde etkilemesi sonucunda belgelerin elektronik olarak imzalanması bir gereklilik haline gelmiştir. Özellikle dijitalleşmenin hızlanması ve COVID-19 salgını nedeniyle teknolojik çözümlerin ihtiyaç haline gelmesi sonucunda, özel yöntemler ve buna uygun olarak geliştirilmiş teknolojik araçlar aracılığıyla ıslak imza ile aynı amaca hizmet eden imzaların kullanılması tercih edilmektedir.Biyometrik imzanın yaygınlaşması bu alanda hukuki düzenlemelere duyulan ihtiyacı artırmış mıdır?EvetDijitalleşen ticari hayatın belgelerin elektronik olarak imzalanmasını zorunlu hale getirmesi ve elektronik ortamda gerçekleştirilen işlemlerin ıslak imza gerektirmeksizin yapılabilmesi, bu alanda hukuki düzenlemeler yapılmasını gerekli kılmıştır.
Bu ihtiyacın karşılanmasına yönelik olarak elektronik imza, Türk hukukunda ilk olarak Avrupa Birliği’nin 1999/93/EC sayılı Elektronik İmza Direktifi, 2000/31 sayılı Elektronik Ticaret Direktifi ve UNCITRAL tarafından elektronik ticaret ve elektronik imza konusunda hazırlanan temel düzenlemeler dikkate alınarak hazırlanan 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu (“EİK”) ile düzenlenmiş ve 24 Temmuz 2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. [1]
B. Biyometrik İmzanın Borçlar Hukuku Kapsamında Değerlendirilmesi
SoruCevapAçıklamaYazılı şekil şartı öngörülen sözleşmelerin el yazısıyla imzalanması zorunlu mudur?HayırYazılı şekil düzenlemesi, taraflar arasında borç ilişkisi doğuran işlemlere ilişkin temel kanun olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda (“TBK”) düzenlenmiştir.
TBK’nın 14. maddesi uyarınca yazılı şekle tabi işlemlerde öncelikle borç altına girenlerin imzasının bulunması zorunludur.
Bununla birlikte aynı maddede, kanunda aksi öngörülmedikçe güvenli elektronik imza ile gönderilip saklanabilen metinlerin de yazılı şekil yerine geçeceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda özel bir düzenleme bulunmadığı sürece tarafların yazılı şekil şartını güvenli elektronik imza aracılığıyla yerine getirmeleri mümkündür.
SoruCevapAçıklamaTürk Borçlar Kanunu’nda biyometrik imzaya ilişkin özel bir düzenleme mevcut mudur?HayırTBK’nın 15. maddesinde imzanın borç altına girenin el yazısıyla atılması gerektiği ve güvenli elektronik imzanın el yazısıyla atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğuracağı düzenlenmiştir. Ancak biyometrik imzaya ilişkin açık bir düzenleme bulunmamaktadır.
Elektronik imza, EİK’nın 3/b maddesinde; başka bir elektronik veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veri olarak tanımlanmıştır.
Her ne kadar elektronik imzanın tanımı ve özellikleri biyometrik imzanın bazı özellikleriyle örtüşmekteyse de biyometrik imza, TBK hükümleri kapsamında açıkça düzenlenmemiştir.
B. Biyometrik İmzanın Borçlar Hukuku Kapsamında Değerlendirilmesi (Devamı)
SoruCevapAçıklamaBelgelerin elektronik imza ile imzalanması TBK hükümleri kapsamında el yazısı ile atılmış olan imzanın tüm hukuki sonuçlarını doğurur mu?HayırGüvenli elektronik imza, EİK’nın 4. maddesinde; yalnızca imza sahibinin tasarrufunda bulunan güvenli elektronik imza oluşturma aracı ile oluşturulan ve nitelikli elektronik sertifikaya dayanarak imza sahibinin kimliğinin tespitini sağlayan elektronik imza olarak tanımlanmıştır.
EİK uyarınca güvenli elektronik imzanın elektronik sertifikaya dayanılarak oluşturulması zorunlu olduğundan, güvenli elektronik imza niteliğinde olmayan elektronik imzalar el yazısı ile atılmış imzanın bütün hukuki sonuçlarını doğurmayacaktır.
Her ne kadar EİK, günümüz ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 2014 yılında yayımlanan ve elektronik kimlik tanımlama ile güven hizmetlerine ilişkin Avrupa Birliği düzenlemesi olan Elektronik Kimlik Belirleme ve Güven Hizmetleri Tüzüğü (“eIDAS”) ile paralel bir yaklaşım benimsemekte ise de; EİK’nın temelini 1999/93/EC sayılı Elektronik İmza Direktifi oluşturduğundan, eIDAS kapsamında tanımlanan elektronik imza seviyelerinin doğrudan karşılığı EİK’da bulunmamaktadır. [2]
Bununla birlikte eIDAS hükümlerinde de EİK ile benzer şekilde, güvenli elektronik imzanın bir elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı tarafından sağlanması halinde nitelikli hale geleceği düzenlenmiştir.
Bu kapsamda EİK ve eIDAS düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde; biyometrik imzanın özellikleriyle örtüşen elektronik imzanın, güvenli elektronik imza gibi el yazısıyla atılmış imzanın tüm hukuki sonuçlarını doğurmayacağı sonucuna ulaşılabilecektir.
C. Biyometrik İmzanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Kapsamında Değerlendirilmesi
SoruCevapAçıklamaBiyometrik imzalı belgeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”) uyarınca yazılı delil olarak kabul edilebilir mi?HayırHMK’nın 200. maddesi uyarınca, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belirli bir tutarı aşan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerekmektedir.
HMK’nın 205. maddesinde ise; mahkeme huzurunda ikrar olunan veya mahkemece inkâr edenden sadır olduğu kabul edilen adi senetlerin, aksi ispat edilmedikçe kesin delil sayılacağı ve usulüne uygun olarak güvenli elektronik imza ile oluşturulan elektronik verilerin senet hükmünde olacağı düzenlenmiştir.
Günümüz mevzuatı kapsamında hukuki işlemlerde şekil şartını gerçekleştirmeye elverişli tek elektronik imzanın güvenli elektronik imza olduğu değerlendirildiğinde, biyometrik imza ile imzalanmış belgeler HMK kapsamında yazılı delil olarak kabul edilmeyecektir.
SoruCevapAçıklamaBiyometrik imza ile imzalanmış belgeler hakkın varlığını ispata elverişli midir?EvetHer ne kadar biyometrik imzalı belgeler HMK kapsamında kesin delil olarak değerlendirilmese de basit elektronik imza kapsamında değerlendirilen biyometrik imzalı belgeler, yargılamada “delil başlangıcı” olarak kabul edilebilecektir.
HMK uyarınca delil başlangıcı; iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kişi veya temsilcisi tarafından verilmiş ya da gönderilmiş belge olarak tanımlanmaktadır.
Bu kapsamda, her ne kadar biyometrik imza ile imzalanmış belgeler hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmasa da, söz konusu hukuki işlemi muhtemel göstermekte ve senetle ispat kuralının bir istisnası olarak hakkın varlığının tanık dinlenmesi yoluyla ispat edilmesine imkân sağlayabilmektedir.
D. Biyometrik İmzanın Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Kapsamında Değerlendirilmesi
SoruCevapAçıklamaKişisel Verileri Koruma Kurulu kararları uyarınca biyometrik imza, el ile atılan ıslak imzanın istisnası kapsamında değerlendirilebilir mi?HayırKişisel Verileri Koruma Kurulu’nun (“Kurul”) 27.08.2020 tarih ve 2020/649 sayılı kararında biyometrik imzaya ilişkin değerlendirmelerde bulunulmuştur.
Kurul tarafından, biyometrik imza ile elle atılan ıslak imza arasında bazı benzer yönler bulunmakla birlikte, biyometrik imza çözümlerinin belirli bir standart çerçevesinde tanımlanması ve farklı teknik özelliklere sahip olması nedeniyle biyometrik imzanın ıslak imza ile eşdeğer kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Kurul tarafından; TBK’da yer alan “imza” kavramına ilişkin düzenlemenin kapsamının klasik imza ve güvenli elektronik imza olduğu belirtilmiştir.
Her ne kadar güvenli elektronik imza ile klasik imzanın doğurduğu hukuki sonuçlar bakımından aynı olduğu kabul edilse de kanun koyucunun hem klasik imzayı hem de güvenli elektronik imzayı ayrı ayrı düzenlediği dikkate alındığında, TBK’nın ilgili hükümlerinin biyometrik imzayı kapsayacak şekilde geniş yorumlanmasının ölçülülük ilkesine aykırı olacağı değerlendirilmiştir. [4]
SoruCevapAçıklamaKişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından biyometrik imza alınması belirli koşullara bağlanmış mıdır?EvetKurul tarafından biyometrik imzanın; imza sahiplerinin belirli biyometrik verilerini kullanarak imzalarını özel bir tablet/ped üzerinde oluşturmaları ve genellikle bu verilerin imzalanan belgeye çözülemez biçimde bağlanması suretiyle elde edildiği belirtilmiştir.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“KVKK”) 6. maddesinde biyometrik veriler, özel nitelikli kişisel veriler arasında sayılmıştır.
Buna göre biyometrik veriler, ilgili kişinin açık rızasının bulunmadığı hallerde ancak kanunlarda öngörülmesi durumunda işlenebilecektir.
Bunun yanında Kurul tarafından; biyometrik veri işlemenin kanunlarda öngörülmesi halinde, ilgili hükmün herhangi bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olması gerektiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan sözleşmelerin şekline ilişkin TBK hükümleri, biyometrik veri işlenmesine ilişkin açık bir düzenleme içermediğinden; Kurul tarafından biyometrik imza alınmasının ancak kanunlarda açıkça öngörülmesi veya ilgili kişilerden açık rıza alınması ve gerekli aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi şartıyla mümkün olabileceği belirtilmiştir.
E. Biyometrik İmzanın Islak İmza ile Karşılaştırılması
SoruCevapAçıklamaBiyometrik imza ile ıslak imza arasında benzer fonksiyonlar mevcut mudur?EvetBiyometrik imza ile ıslak imzanın en önemli ortak özelliği, her iki imzanın da ilgili kişinin el yazısı ile oluşturulmasıdır. Ancak eIDAS düzenlemelerinde de belirtildiği üzere, bu iki imza türü tüm fonksiyonları bakımından aynı değildir.
Islak imza niteliğindeki klasik imza, imzanın görsel görünümüne dayanarak statik veya geometrik özellikleri dikkate alırken; biyometrik imza, imzanın oluşturulma biçimini ifade eden dinamik özellikleri dikkate almaktadır.
Her iki imza türü arasındaki en önemli fark ise; ıslak imzanın kâğıt üzerine elle atılmasına karşılık, biyometrik imzanın tablet, bilgisayar veya cep telefonu gibi elektronik cihazlar üzerine oluşturulmasıdır.
Islak imza veya biyometrik imzayı atan kişinin imzayı inkâr etmesi halinde, imza incelemesi kriminal polis laboratuvarları veya adli tıp kurumları tarafından gerçekleştirilecektir.
SoruCevapAçıklamaBiyometrik imza ile el ile atılan imzanın analizleri arasında benzerlikler mevcut mudur?EvetKriminal polis laboratuvarları veya adli tıp kurumları; kâğıt üzerine elle atılan imzanın veya elektronik ortama elle atılan imzanın analizinde ilgili teknolojileri ve standartları kullanarak, kâğıt belge veya elektronik belge üzerindeki imzanın hangi kişiye ait olduğunu tespit edebilmektedir. [5]
Bu kapsamda bir kişinin el yazısı ile oluşturulduğu ölçüde; kâğıda veya elektronik belgeye imza atılması arasında önemli bir farklılık bulunmadığı söylenebilecektir.
Bununla birlikte biyometrik imza teknik olarak elektronik ekrana elle atılan bir imza olduğundan, biyometrik imzanın geçerliliğine ilişkin değerlendirmelerde; biyometrik imzanın kopyalanması oldukça zor dinamik özellikler taşıması nedeniyle ispat hukuku bakımından önemli kolaylık sağlayacağı ve ıslak imzadan daha güçlü bir delil değerine sahip olabileceği dikkate alınmalıdır.
SoruCevapAçıklamaBiyometrik imzanın güvenli elektronik imza olarak değerlendirilmesi mümkün müdür?EvetEİK ve eIDAS düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğinde, imza sahibinin benzersiz dinamik özelliklerini içeren biyometrik imzanın EİK hükümlerinde açıkça düzenlenmemiş olması nedeniyle hukuki niteliği hakkında kesin bir belirleme yapılamamakla birlikte, biyometrik imzanın eIDAS hükümleri kapsamında güvenli elektronik imza olarak değerlendirilmesi mümkündür.
Ancak eIDAS kapsamında biyometrik imza hukuken geçerli kabul edilebilse dahi, ıslak imza ile eşdeğer kabul edilmediği için eIDAS’ın biyometrik imzaya tam bir geçerlilik sağladığı söylenemeyecektir.
Bu tam geçerlilik; EİK’da değişiklik yapılarak güvenli elektronik imzanın kullanıcıya ait bir token (geleneksel elektronik imza) veya cep telefonunun SIM kartı üzerinden oluşturulması uygulaması yerine, sunucu üzerinden oluşturulmasına imkân veren Server Signing teknolojisinin kabul edilmesiyle sağlanabilecektir.
Server Signing teknolojisinin elektronik imzayı aracı donanımlara bağımlı olmaktan kurtarması nedeniyle elektronik imzanın kullanımının hızlı şekilde yaygınlaşmasına katkı sağlayacağı belirtilmelidir. [6]
Sonuç
Sonuç olarak; TBK düzenlemeleri kapsamında, günümüz mevzuatı uyarınca güvenli elektronik imza kapsamına girmeyen biyometrik imza, yazılı şekil şartı gerektiren işlemler bakımından el ile atılan imzanın hukuki sonuçlarını doğurmamakla birlikte; yazılı şekil şartı gerektirmeyen ve kanunlarla sınırlandırılmamış işlemlerde geçerli bir imza türü olarak kabul edilebilecektir.
Teknolojik gelişmelerin ortaya çıkardığı yenilikler ve dijitalleşen ticari hayatın elektronik imza kullanımını yaygınlaştırması, bu alanda yeni hukuki düzenlemelere duyulan ihtiyacı artırmıştır.
Bununla birlikte EİK kapsamında güvenli elektronik imzanın belirli donanımlara bağlı olarak kullanılmak zorunda olması ve bireylerin işlemlerini hızlı şekilde tamamlamak istemesi nedeniyle kullanımının yeterli seviyede yaygınlaşamadığı değerlendirilmektedir.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından EİK düzenlemelerinde değişiklik yapılarak biyometrik imza gibi elektronik imza türlerinin güvenli elektronik imza kapsamına alınması halinde, biyometrik imza yazılı şekil şartını kolaylıkla sağlayabilecek ve kullanımı yaygınlaşacaktır.
Bilgi ve değerlendirmenize sunulur.
Kaynakça
[1] TTBB Dergisi, Sayı 63, 2006, Elektronik İmza ve Elektronik İmza ile İlgili Yasal Düzenlemeler, s.119.
[2] Elektronik İmza Seviyeleri, Hakemli Makaleler, Bilgi Yönetimi, S.2, 2019, s.136.
Erişim Tarihi: 24.02.2022
https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/899520
[3] Yrd. Doç. Dr. Leyla Keser Berber, “İmzalıyorum O Halde Varım” Dijital İmza, Dijital İmza Hakkındaki Yasal Düzenlemeler, Dijital İmzalı Elektronik Belgelerin Hukuki Değeri, s.548.
[4] Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararı:
https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/6815/2020-649
[5] İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü, Biyometrik İmza ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki Yazılı Şekil Şartı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki İmza Açısından Yeri
https://itlaw.bilgi.edu.tr/media/document/2019/08/biyometrik-imza.pdf
[6] İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilişim ve Teknoloji Hukuku Enstitüsü, Biyometrik İmza ve Türk Borçlar Kanunu’ndaki Yazılı Şekil Şartı ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki İmza Açısından Yeri
https://itlaw.bilgi.edu.tr/media/document/2019/08/biyometrik-imza.pdf
Hukuki Destekle Her Anınızda Varız..